Bambaşka Bir Ruh Hali: Elliott Erwitt - Aytac Togay

Bambaşka Bir Ruh Hali: Elliott Erwitt

Göçmen ailelerin çocuklarında başka bir ruh durumu vardır. Yurtsuzluk, mülksüzlük, oradan oraya savrulma hali… Bir tarafı eksik olarak büyüyen çocukları o eksiklerini başka yetilerini geliştirerek gidermeye çalışırlar. 1928‘de Paris’te doğan, Rus göçmeni bir ailenin çocuğu olarak büyüyen ve 10 yaşında Atlantik’in diğer kıyısına göç eden Elliott Erwitt, erken yaşta yaşadığı bu “göç deneyimi”nin izlerini tüm hayatı boyunca taşır. Kıta Avrupası’ndan Yeni Dünya’ya taşınan “yeni bir hayat”… Belki de hayatında önemli bir yere sahip olduğunu ifade ettiği sokakları bu kadar çok fotoğraflamasının nedeni de bu yüzdendir: Onları çekerken mülksüzlüğünü unutmak…

Erwitt sokakları fotoğraflamaya erken zamanlarda başlar. 1949’da yolu tekrar Avrupa’ya düşer. Bu sefer göç değil, büyüdüğü kıtayı fotoğraflamaktır onu Avrupa’ya götüren sebep. 1951’de Amerikan ordusuna seçilir ve askere alınır. Robert Capa, Edward Steichen ile olan tanışıklığı, onu askerlik sonrası Magnum Photos’un üyeleri arasına sokar. 1968‘den itibaren 3 dönem boyunca Magnum’un başkanlığını yapar.

İnsanlık tarihinin köşe başlarında yer almış birçok ikonun portreleri onun objektifinden çıkan fotoğraflarla belleğimize kazınır. Aralarında Che Guevera, Marilyn Monroe, J.F. Kennedy gibi sanatçıların, politikacıların, devlet adamlarının tarihe mal olmuş portreleri onun küçük kamerasının bizlere armağanıdır.

Erwitt sık sık sokaklara iner. Röportajlar üretir, kendi deyimiyle “snapshot”lar çeker. Kimi eleştirmene göre bir “röntgenci”, kimilerine göre sokakların topoğrafyalarını çıkaran bir modern zaman kaşifi gibi adımlar sokakları. Bazen bir müzenin koridorunda, bazen de Finlandiya’daki bir dans yarışmasında, Cartier-Bresson’un “not defteri” olarak gördüğü Leica’sını çevirir karşısındaki sahneye. Siyah beyaz fotoğrafın kaybolmayan büyüsü içerisinde iki rengin arasına binlerce ton saklayarak döner karanlık odasına.

Ellerin, çocukların, köpeklerin hayatında başka bir yeri vardır. Her fırsatta, her gezide onları çekmeyi ihmal etmez. Karelerinin birçoğunda yakaladığı “absürd” durumlar hayatın görülmeyen tarafını işler izleyicinin belleğine. Erwitt’in bu absürd kareleri yanyana konduğunda dahi ortaya çıkan haritadan birçok mecraya ulaşılabilir.

Erwitt 60 senelik fotoğraf hayatına binlerce fotoğrafın yanısıra, 17 kitap, 3 tane belgesel film sığdırır. Portreleriyle, röportajlarıyla dünyanın görsel tarihinin yazımında ön sıralarda yer alır. 10 yaşında, doğup büyüdüğü sokağı, çocukluk arkadaşlarını, konuştuğu dili değiştiren bir göçmen çocuğunun varoluş hikayesidir aslında ürettikleri. Yurtsuzluğun, göçün yazılmamış hikayesi…

Fotoğraflar: © Elliott Erwitt

(Bu yazı 5 Eylül 2009 tarihinde www.fotoritim.com'da yayınlanmıştır)

Powered by SmugMug Log In